15 Temmuz Demokrasi Ve Milli Birlik Günü Konuşması

Seul Büyükelçiliği 15.07.2019

Büyükelçi Ersin Erçin’in, 15 Temmuz hain darbe girişiminin üçüncü yıldönümü vesilesiyle Büyükelçiliğimizde düzenlenen anma töreninde yaptığı konuşma:

Değerli vatandaşlarım,

Koreli Dostlar ve mesai arkadaşlarım,

Bugün, 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen ülkemizi ve halkımızı hedef alan hain darbe girişiminin üçüncü yıl dönümünü anmak üzere toplanmış bulunuyoruz.

Şer odaklarının gerçekleştirdiği bu alçakça kalkışma teşebbüsü, bize milli iradenin değerini ve milletimizin hiçbir hal ve şart altında bunu hainlere teslim etmeyeceğinin destansı bir teyidi niteliğini de taşımaktadır. Demokrasi ve insan haklarına gönülden inanan halkımız, bu mücadelede maalesef 250’nin üzerinde şehit ve 2000’den fazla yaralı verse de, devletin bünyesinde yıllar boyunca bir ihanet ağı ören FETÖ’nün saldırılarına göğüs gerilmiştir. Onların hayatları pahasına sergiledikleri cesur duruş sayesinde FETÖ’nün dış mihrakların desteğiyle ülkemiz üzerindeki karanlık oyunlarını hayata geçirmesi engellenmiş, ülkemizin bekası için hayati öneme sahip kurumlarımız ve demokrasimiz korunmuştur. Bu elim olay sonucunda hayatını kaybeden vatandaşlarımızı minnet, şükran ve rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun!

FETÖ liderliği tarafından planlanan, örgütün ordumuz içine sızdırılmış mensupları tarafından silahlı kuvvetlerin emir komuta zinciri dışına çıkılmak suretiyle gerçekleştirilen 15 Temmuz teşebbüsü Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinde maruz kaldığı en kanlı terör saldırısı niteliğindedir.

Saldırıyı gerçekleştirenlerin sergilediği vahşetin ve hainliğin benzeri tarihimizde yaşanmamıştır: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı binası, MİT Başkanlığı, Gölbaşındaki Polis Özel Harekât Merkezi, Emniyet binalarımız bombalanmış, sivil halkın üzerine tanklar sürülmüş, havadan masum insanlara bombalar yağdırılmış ve helikopterlerden ateş açılmıştır. Asker kılığındaki FETÖ’cü hainler, silah arkadaşlarının üzerine tereddüt göstermeden kurşun yağdırmışlardır.

15 Temmuz'un tüm boyutlarıyla anlaşılabilmesi için bu terör örgütüne on yıllar boyunca, okul ve dershanelerden başlamak üzere oluşturduğu karanlık şebekenin evvelce gerçekleştirdiği eylemlerin dedikkatle değerlendirilmesi elzemdir. Nitekim, masumane bir eğitim hareketi kisvesi altında kurduğu okullarda genç beyinleri endoktrine etmek suretiyle örgüt liderliğinin talimatlarını sorgusuz yerine getiren, buuğurda hiçbir yasal, insani ve ahlaki kural tanımayan radikal bir müridler grubu yetiştirilmiştir. Bu okullardan mezun olanlar, sınavsorularının çalınması suretiyledevletin en kritik kurumlarına yerleştirilmiş, örgütün önünde engelgördüklerini her türlü kumpasla bertaraf etmiştir.FETÖ, devletin kaynakları ve otoritesini örgüt çıkarları doğrultusunda kötüye kullanmak suretiyle, ekonomik ve siyasi nüfuzunu güçlendirmiştir. FETÖ'nün en kritik kurumumuz olan Türk Silahlı Kuvvetleri içinde dahi kurduğu mahrem yapılanmanın büyüklüğü maalesef 15 Temmuz ihaneti ile anlaşılabilmiştir.

Anayasal düzen ve parlamenter demokrasimizi yıkarak kendi karanlık dünya görüşleri çerçevesinde ülkemizin siyasi ve toplumsal yapısını değiştirmek isteyen bu çete darbe girişimi sonrasında Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliği, iktidar ve muhalefet partilerinin birlikte sergilediği kararlı yaklaşımlar ve güvenlik güçlerimiz ve anayasa çerçevesinde gerçekleştirilen hukuki süreçler sayesinde büyük ölçüde temizlenmiştir.

16 Temmuz 2016 sabahından itibaren bir yandan bu hain girişimin yaraları sarılırken diğer yandan, devletin tüm organlarından FETÖ’nün terörist unsurlarını arındırmak için yoğun bir faaliyet içine girilmiş, devletin tüm kurumlarına, üniversitelere ve özel sektöre sızmış olan bu teröristler tespit edilerek tehdit unsurlarının ortadan kaldırılması için büyük bir gayret gösterilmiş, gelecekte böyle bir darbe girişiminin önlenmesi için ulusal düzeyde aşamalı olarak birçok önlem alınmıştır.

Yurt içinde, çabalarımız üç ana kulvarda değerlendirilebilecektir:

a) Öncelikle 15 Temmuz sorumlularının hukukun üstünlüğü ilkesi temelinde adalet önünde hesap vermeleri sağlanmıştır.

b) FETÖ’nün devlet kurumları içerisindeki örgütsel yapılanması deşifre edilmiş, mensupları hakkında idari ve adli süreçler başlatılmış, nihai tahlilde örgütün “paralel devlet yapılanması” çökertilmiştir.

c) FETÖ’nün devlet kurumları dışında kalıp eğitimden medyaya ve bankacılık sektörüne uzanan ve ekonominin tüm alanlarına yayılan paravan oluşumları da ortadan kaldırılmıştır.

Karşı karşıya bulunduğumuz olağanüstü güvenlik tehditlerine rağmen yurtiçindeki mücadelemiz hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlüklerin korunması prensipleri temelinde yürütülmüştür. Mağduriyetler yaşanmaması için gayret sarfedilmiş, meydana geldiği ileri sürülen mağduriyetlerin incelenmesi ve çözümlenmesi için yeni hukuki mekanizmalar ihdas edilmiştir.

Bu süreçte, FETÖ önemli bir dönüşüm yaşamıştır. Türkiye’deki ana omurgasını kaybeden örgüt, yurtdışı yapılanmasıyla ayakta kalmaya çalışmaktadır. Dolayısıyla, Türkiye dışındaki FETÖ yapılarıyla mücadele daha büyük önem kazanmıştır.

Yurtdışında yürüttüğümüz çalışmalar ana hatları ile şu şekilde özetlenebilir:

a) Çabalarımızın temel eksenini, FETÖ’nün faaliyet gösterdiği diğer ülkeler bakımından da bir güvenlik riski olduğu gerçeğinin ortaya konulması oluşturmaktadır. Bu bağlamda FETÖ’nün, 1990’lardan itibaren yayıldığı diğer ülkelerde de Türkiye’dekine benzer yapılanmalar oluşturarak, kendisine siyasi ve ekonomik nüfuz alanları yaratmayı amaçladığı, bu doğrultuda bulunduğu ülkelerin kanunlarını ihlal etmekten çekinmediği, adeta bir istihbarat örgütü gibi çalıştığı somut örnekleriyle düzenli olarak bulunulan ülke makamlarının dikkatine getirilmiştir.

b) Diğer taraftan, FETÖ terör örgütünün yurtdışındaki hareket alanının daraltılması, mensuplarının adaletten kaçmalarının ve para transferlerinin engellenmesi amacıyla idari tedbirler ve adli süreçler de devreye konulmuştur. FETÖ’nün yurtdışı yapılanmasının önde gelen elebaşlarına yönelik olarak Türkiye’de açılan soruşturmalar kapsamında, şahısların bulunduğu ülkelere iade taleplerimiz iletilmiştir.

c) Özellikle eğitim alanında FETÖ’ye karşı adımların mağduriyet yaratmasını engellemek amacıyla, Maarif Vakfı dünya çapında faaliyetlerini sürdürmekte, kapattırılan FETÖ okullarının yerine Maarif Okulları açılmaktadır.

Yukarıdaki çerçevede, yurtdışı misyonlarımızın katkılarıyla sürdürdüğümüz yoğun çabaların somut neticeleri alınmaya devam etmektedir.

Herşeyden önce, FETÖ’nün kendisini lanse etme çalıştığı şekilde eğitim ve hayır işleriyle uğraşan toplumsal bir hareket olmadığı, siyasi ve ekonomik emelleri bulunan karanlık ve sinsi bir örgüt olduğu uluslararası planda yavaş da olsa anlaşılmaya başlanmıştır. Yabancı kamuoylarında örgütün niteliğine dair belirgin bir farkındalık oluşmuştur.

Bu çabalarımız yurtdışındaki örgüt üyeleri üzerindeki baskıyı arttırmış, örgütün yurtdışı yapılanmasında ve manevra alanında da ciddi bir daralma yaşanmıştır. Türkiye’nin yanısıra başta Afrika olmak üzere faaliyet gösterdikleri bir çok ülkeden kaçışlar yoğunlaşmıştır.

FETÖ’nün küresel ağında gözle görülür bir bozulma yaşanırken, örgüt, her türlü iletişim ve lobi imkânlarını kullanarak asılsız haberler üzerinden mağduriyet hikâyesi yaratmaya, medyada tekrar görünür olmaya, Türkiye’ye düşman çevrelerle işbirliğini güçlendirmeye gayret etmektedir.

Sayıları nispeten az olmakla birlikte bu yapılanma ve bununla bağlantılı bazı çevreler dost ve kardeş ülke Kore’de de maalesef faaliyetlerini sürdürebilmektedir. Bunların bertaraf edilmesi için Kore makamları nezdinde gösterdiğimiz yoğun çaba ve girişimler sonrasında, örgütün Kore’deki resmi çevreler üzerindeki etkileri belirli ölçüde azaltılmıştır. Bununla birlikte sınırlı çerçevede bile olsa, ülke içindeki kültürel, ticari ve eğitsel faaliyetleri maalesef sürmektedir. Örgütün özellikle kültürel alanda yürüttüğü faaliyetlerin etkisiz hale getirilmesi sürecinde Kore’de bu yılın başlarında açılan Yunus Emre Enstitümüzün mevcudiyeti de önemli rol oynayacaktır. Bu mücadelemize önümüzdeki dönemde kararlılıkla devam edilecektir.

Halkımız, FETÖ’nün, gerek Türkiye’de, gerek diğer ülkelerde zararsız eğitsel ve kültürel örgüt kisvesi altındaki yapılanmalarının, demokratik kurumlara ve Türk halkına yönelik risk ve tehditleriyle mücadele etme konusunda daha da duyarlı hale gelmiştir. Vatandaşlarımızın da milli ve vicdani bir görev bilinciyle Büyükelçiliğimizle işbirliği içinde bu hain yapılanmanın etkisini asgariye indirmek üzere çabalarını sürdürmelerini rica ediyorum.

Türkiye bugün üç yıl öncesine nazaran daha istikrarlı ve geleceğe umutla bakabilen bir ülkedir. Bu olay milli hafızamızda derin bir travma yaratmış olsa da halkımızın gerektiğinde milli irade ve demokrasimizi hayatı pahasına savunacağını tüm dünyaya bir kez daha göstermiş, milli dayanışma ruhunu daha da güçlendirmiştir.

Bu büyük tehdidin bertaraf edilmesinde en büyük pay, kendi iradesi üzerinde bir güç tanımadığını, devletini ve demokratik kazanımlarını korumak için hayatını vermeye hazır olduğunu ortaya koyan Türk halkına aittir.

Bin yılı aşan kadim tarihi boyunca dahili ve harici bedhahlarla mücadelede daima muzaffer olan aziz milletimizin bundan böyle de milli birlik ve beraberlik içinde daha aydınlık bir geleceğe doğru ilerleyeceğine onan inancımı yinelerken, sizi en kalbi duygularımla selamlıyorum.

Pazartesi - Cuma

10:30 - 13:00 / 14:00 - 16:30

Korona virüsü nedeniyle çalışma saatlerimiz geçici bir süreyle aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir: 10.30 – 13.00 (Sabah) 13.00 - 14.00 (Öğle arası) 14.00 – 16.30 (Öğleden sonra)
1.1.2019 Yeni Yıl Tatili
4.2.2019 6.2.2019 Ay Yeni Yıl Tatili
1.3.2019 Bağımsızlık Hareketi Günü
23.4.2019 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
1.5.2019 İşçi Bayramı
5.5.2019 6.5.2019 Çocuklar Günü
12.5.2019 Buda'nın Doğum Günü
19.5.2019 Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
3.6.2019 6.6.2019 Ramazan Bayramı
6.6.2019 Anma Günü
15.7.2019 Demokrasi Günü
10.8.2019 14.8.2019 Kurban Bayramı
15.8.2019 Bağımsızlık Günü
30.8.2019 Zafer Bayramı
12.9.2019 14.9.2019 Chuseok
3.10.2019 Milli Kuruluş Günü
9.10.2019 Kore Dili Günü
29.10.2019 Cumhuriyet Bayramı
25.12.2019 Noel Tatili